BTÜ Konuşmaları’nın konuğu Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali İhsan Karataş, Bursa’nın bir medeniyet merkezi olduğunu vurguladı ve öğrencilere, “Bursa gibi bir şehre geldiğiniz için çok şanslısınız. Bunun kıymetini bilin, o kültürü tanıyın. Bu sizin zihninizde çok güzel hatıralar oluşturacaktır” dedi.
Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından her hafta çarşamba günü düzenlenen BTÜ Konuşmaları’nın 7. sezon 67. bölümünün konuğu Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali İhsan Karataş oldu. Prof. Dr. Karataş, “Fethinin 700. Yılında Medeniyet Merkezi Bursa” başlıklı konuşmasında Bursa’nın fethinden Osmanlı Devleti’nin kuruluşundaki rolüne, eğitim ve kültür hayatından şehir kimliğine kadar pek çok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleştirilen programa; BTÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan ve Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Prof. Dr. Ali İhsan Karataş, Bursa’nın yalnızca fethedilen bir şehir olmadığını, aynı zamanda fetihlerin ve Osmanlı medeniyetinin şekillendiği önemli bir merkez olduğunu belirtti. Bursa’nın İslam medeniyetinin önemli şehirleri arasında yer aldığını ifade eden Karataş, “Bursa bir medeniyet merkezi. Altı asırdan fazla İslam tarihinin bir dönemini idare eden bir devleti kuran bir devletin kurulduğu bir şehir Bursa’dır” dedi.
“Fethedilen ve fatih şehir Bursa”
Bursa’nın Osmanlı Devleti’nin kuruluş sürecindeki önemine değinen Prof. Dr. Karataş, Osmanlıların Bilecik ve Söğüt çevresinde başlayan faaliyetlerini Bursa’nın fethiyle daha ileri bir aşamaya taşıdığını söyledi. Bursa’nın Osmanlı’nın ilk başkenti olmasının yanı sıra sonraki fetihlerin de önemli bir merkezi olduğunu belirten Prof. Dr. Karataş, “Fethedilen bir şehir ama aynı zamanda fatih bir şehir. Çünkü bu merkezden hareketle çok büyük fetihler yapılmıştır. Balkanlar, özellikle Avrupa içlerine kadar fetihler buradan organize edilmiştir” ifadelerini kullandı.
Külliyelerle planlı şehirleşme
Bursa’nın Osmanlı döneminde gelişiminin planlı bir şekilde gerçekleştirildiğini belirten Prof. Dr. Karataş, padişahların inşa ettirdiği külliyelerin şehrin büyümesinde önemli rol oynadığını söyledi. Orhan Gazi, I. Murad, Yıldırım Bayezid ve Çelebi Mehmed dönemlerinde inşa edilen külliyelerin Bursa’nın doğu ve batı yönlerinde gelişimini şekillendirdiğini aktaran Prof. Dr. Karataş, külliyelerin yalnızca ibadet alanlarından oluşmadığını vurguladı. Karataş, “Külliye içerisinde mabet, cami, eğitim kurumu, medrese, aşevi, hamam ve benzeri birimlerden oluşan bütünleşik bir yapıdır. Külliye, bir yaşam alanıdır” ifadelerini kullandı. Orhan Gazi döneminde Bursa’nın aynı zamanda bir ticaret merkezine dönüştürülmeye başlandığını belirten Karataş, Emir Han’ın inşa edilmesi ve farklı toplulukların ticari tecrübelerinden yararlanılmasıyla şehrin ekonomik hayatının da güçlendirildiğini anlattı.
Bursa’nın Osmanlı döneminde önemli bir eğitim ve bilim merkezi olduğunu vurgulayan Karataş, şehrin eski kaynaklarda “makarr-ı ilim”, yani ilim merkezi olarak anıldığını söyledi. 16. yüzyılda Bursa’nın yaklaşık 40 bin nüfusa sahip olduğunu belirten Karataş, şehirde 50 medrese ve 150 sıbyan mektebi bulunduğunu aktardı. Bursa’nın özellikle farklı coğrafyalardan gelen ilim insanları, sanatkârlar ve tasavvuf erbabı için önemli bir merkez haline geldiğini ifade eden Karataş, “İlim adamı, tasavvuf erbabı, sanatkâr; böyle insanlar sığınacak liman arıyorlardı. Onlar için en güvenli şehirlerden birisi Bursa’ydı.” dedi.
“Bursa’nın çok köklü bir kültürü ve tarihi var”
Bursa’nın günümüzdeki şehir kimliğine de değinen Karataş, hızlı göç ve kentleşmenin şehrin kültürel ve tarihî dokusunun görünürlüğünü azalttığını ifade etti. Buna rağmen Bursa’nın tarihî ve kültürel değerlerinin hâlâ yaşadığını belirten Karataş, “Bursa’yı gezin. Böyle bir şehir bir daha bulamazsınız” diye konuştu. Bursa’nın kendine özgü bir şehir kimliği bulunduğuna dikkat çeken Karataş, Evliya Çelebi’nin Bursa’yı “ruhaniyetli şehir” olarak tanımladığını aktararak şehri gezerken tarihî mekânların ve yapıların hikâyelerinin bilinmesinin önemine vurgu yaptı.
“Bursa tam bir Osmanlı şehri ve merkezidir”
Bursa’nın Osmanlı mimarisinin şekillendiği önemli bir merkez olduğunu belirten Karataş, şehrin Selçuklu ile Osmanlı sanatının gelişim sürecindeki geçiş noktalarından biri olduğunu söyledi. Bursa’nın camileri, kemerleri, külliyeleri ve diğer tarihî yapılarıyla kendine özgü bir mimari anlayış geliştirdiğini ifade eden Karataş, şehrin tarih boyunca ticaret ve özellikle ipekçilik açısından da önemli bir merkez olduğunu dile getirdi. Osmanlı’nın kuruluşundan son dönemlerine kadar Bursa nüfusunun yaklaşık yüzde 15’ini gayrimüslimlerin oluşturduğunu ifade eden Karataş, farklı toplulukların kendi mahallelerinde yaşamlarını sürdürdüklerini söyledi. Bursa’nın tarihî ve kültürel mirasının bilinmesinin önemine dikkat çeken Karataş, “Bursa gibi bir şehre geldiğiniz için çok şanslısınız. Bunun kıymetini bilin, o kültürü tanıyın. Bu sizin zihninizde çok güzel hatıralar oluşturacaktır” dedi.
Soru cevap bölümüyle devam eden program, BTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç’un, Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali İhsan Karataş’a plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.






Bilimsel Araştırma Projeleri
Bursatto
Bütünleşik Yönetim Sistemi (BYS)
Ders Bilgi Paketi
e-Kampus
E-Kütüphane
e-Mevzuat
E-posta
Elektronik Belge Yönetim Sistemi (EBYS)
Erasmus+
İdari Otomasyon
International Students
İş Talep Sistemi
Kurumsal Zeka
Laboratuvar Altyapısı
Merkezi Araştırma Laboratuvarı
Otomasyon
Senato / Yönetim Kurulu Kararları
Sürekli Eğitim Merkezi (SEM)
TEKNOFEST
Teknopark
Test Analiz
Yemek Hizmetleri







