BTÜ Konuşmaları’nın konuğu olan Yazar Mehmet Hakan Kekeç, “Mükemmel görünen bir duvarın hikâyesini, üzerindeki çatlak anlatır. O çatlağın izini sürdüğünüzde gerçeğe ulaşırsınız. Tarihçilik de gazetecilik de bu iz sürme yöntemine dayanır” dedi.
Bursa Teknik Üniversitesinin (BTÜ) her hafta çarşamba günü düzenlediği “BTÜ Konuşmaları”nın 6. sezon 61’inci bölüm konuğu; Yazar Mehmet Hakan Kekeç oldu. Programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sinan Uyanık ile Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. “Tarih Yayıncılığı, Tarih Gazeteciliği ve Tarihçilik” başlıklı konuşmasını yapan Mehmet Hakan Kekeç, bilginin yalnızca öğrenilmekle kalmaması gerektiğini, insanın davranışlarına yön vererek amele dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Kur’an’ın öğretme biçiminin hatırlatma üzerine kurulu olduğunu belirten Hakan Kekeç, “İnsanın zaten hakikate dair bilgiye sahip olduğu, ancak bunu unuttuğu varsayılır. Bu yüzden ‘hatırlayın’ denir. Bizim de bildiğimizi hatırlamamız ve bunu eyleme dönüştürmemiz gerekir” dedi. Yunus Emre’nin “kendini bilmek” anlayışına da atıfta bulunan Kekeç, kişinin kendini bilmesinin aynı zamanda yaratılışa dair bir kavrayış geliştirmesini sağladığını ifade etti.
“Gazetecilik ve tarihçilik sabır ister”
Bilgiye ulaşma sürecinin zorluğuna dikkat çeken Kekeç, editörlük, gazetecilik ve tarihçiliğin dışarıdan göründüğü kadar kolay meslekler olmadığını belirtti. Mehmet Hakan Kekeç, “Bu alanlarda çalışmak, uzun yıllar süren bir öğrenme süreci, sabır ve güçlü bir zihinsel disiplin gerektirir. Öğrenmeyi öğrenmeden, bilgiyi hiyerarşisiyle kavramadan ve onu eyleme dönüştürmeden bu mesleklerde ilerlemek mümkün değil” ifadelerini kullandı.
“Çatlağın izin sizi gerçeğe ulaştırır”
“Arkeoloji”yi ele alan Kekeç, arkeolojinin yalnızca kazı bilimi olmadığını, aynı zamanda “iz sürme” anlamı taşıdığını söyledi. Duvardaki çatlaktan örnek veren Kekeç, “Mükemmel görünen bir duvarın hikâyesini aslında o çatlak anlatır. O çatlağın izini sürdüğünüzde gerçeğe ulaşırsınız. Tarihçilik de gazetecilik de bu iz sürme yöntemine dayanır” dedi.
“Gazeteci kusurun peşine düşer”
Gazeteciliğin de aynı yöntemle ilerlediğini belirten Kekeç, “Gazeteci gündelik hayatı olduğu gibi aktaran kişi değildir. Herkesin görmediği ayrıntıyı, yani ‘çatlağı’ bulmak zorundadır. Çünkü hayatın hiçbir alanı kusursuz değildir. Gazeteci o kusurun, o detayın peşine düşer ve hikâyeyi ortaya çıkarır” diye konuştu.
“Bugünkü tarihçilik insanı merkeze almıyor”
Günümüz tarih anlayışına değinen Kekeç, tarihin giderek insandan arındırıldığını ifade etti. Tarihin “biz kimiz” sorusuna yanıt vermesi gerektiğini ifade eden Hakan Kekeç, buna karşın tarihin, kimlik inşasında kullanılan bir araca dönüştüğünü dile getirdi. Kekeç, “Bugün tarih, büyük anlatılar ve idealize edilmiş figürler üzerinden kurgulanıyor. Ancak bu anlatıların içinde insan bulunmuyor. Oysa tarih dediğimiz şey, insanın hikâyesidir. Bu yaklaşım toplumların kendi kimliklerini sağlıklı biçimde kurmasını engelliyor. Geçmişle gurur duymak ayrı bir şeydir; tarihi insansızlaştırmak, onu eleştiriye kapatmak ise başka bir şeydir” dedi.
“Eleştirmeyen bir yaklaşım gerçeğe ulaştırmaz”
Konuşmasının sonunda hem tarihçiler hem de gazeteciler için “iz sürme” metodunun vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Kekeç, “Bir tarihçi de gazeteci de sorgulamak, detayın peşine düşmek zorundadır. Büyük anlatılarla yetinen, eleştirmeyen bir yaklaşım ne topluma katkı sağlar ne de gerçeğe ulaştırır” şeklinde konuştu.
Soru cevap bölümüyle devam eden program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın Yazar Mehmet Hakan Kekeç’e teşekkür plaketi takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.






Bilimsel Araştırma Projeleri
Bursatto
Bütünleşik Yönetim Sistemi (BYS)
Ders Bilgi Paketi
e-Kampus
E-Kütüphane
e-Mevzuat
E-posta
Elektronik Belge Yönetim Sistemi (EBYS)
Erasmus+
İdari Otomasyon
International Students
İş Talep Sistemi
Kurumsal Zeka
Laboratuvar Altyapısı
Merkezi Araştırma Laboratuvarı
Otomasyon
Senato / Yönetim Kurulu Kararları
Sürekli Eğitim Merkezi (SEM)
TEKNOFEST
Teknopark
Test Analiz
Yemek Hizmetleri







